Eşin Rızası ve Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması

legapro kapak 16141 LegaPro Hukuk Eşin Rızası ve Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması

Kısaca

  • Eşlerden biri, diğerinin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz (TMK m.194).
  • Bu sınırlama, taşınmaza aile konutu şerhi konulduğu için değil, konut aile konutu vasfı taşıdığı için getirilmiştir; şerh kurucu değil açıklayıcıdır.
  • Sınırlama emredicidir: bu haktan önceden feragat edilemez, eşlerin anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak belirli bir işlem için verilebilir.
  • Rıza için şekil şartı yoktur — sözlü de olabilir — ancak “açık” olması gerekir ve rızanın varlığını ispat yükü tasarrufta bulunan eştedir.
  • Açık rıza alınmadan yapılan işlem geçersiz olduğundan tescil yolsuz hâle gelir; bu işlemde üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmaması kural olarak önem taşımaz.
  • TMK m.199 uyarınca hâkim, ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, belirleyeceği malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufları diğer eşin rızasına bağlayabilir.
  • Bu sınırlama ölçülü olmalıdır; tüm malvarlığını kapsayan bir sınırlama amaçla orantısız bulunmaktadır.

Evlilikte mülkiyet kimin adına kayıtlıysa tasarruf da onundur — kural budur. Ancak Türk Medeni Kanunu bu kurala iki önemli istisna getirir: aile konutu üzerindeki işlemler diğer eşin rızasına bağlıdır ve ailenin ekonomik varlığı tehlikeye girdiğinde hâkim, belirlediği mallar üzerindeki tasarrufları rıza şartına bağlayabilir.

Bu yazıda eşin açık rızasının hangi işlemlerde arandığını, rızanın nasıl ispatlandığını, rıza alınmadan yapılan devirlerin akıbetini ve tasarruf yetkisinin sınırlanması davasının şartlarını Yargıtay’ın son dönem kararlarıyla ele alıyoruz.

Aile konutunda eşin açık rızası: TMK m.194

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.194: “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.

Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.”

İşlemRıza gerekir mi?
Aile konutunun satışı veya devriEvet
Aile konutu üzerine ipotek tesisiEvet (hakların sınırlanması)
Aile konutuna ilişkin kira sözleşmesinin feshiEvet
Konut üzerinde intifa, oturma gibi ayni hak kurulmasıEvet
Aile konutu dışındaki mallarda tasarrufKural olarak hayır (m.199 kararı yoksa)

Şerhin rolü: kurucu değil açıklayıcı

Uygulamadaki en yaygın yanılgı, “tapuda aile konutu şerhi yoksa satış geçerlidir” düşüncesidir. Yargıtay’ın yerleşik kabulü tam tersidir:

  • TMK m.194’te öngörülen sınırlandırma, taşınmazın tapu kaydına şerh konulduğu için değil, konut aile konutu vasfı taşıdığı için getirilmiştir.
  • Bu nedenle tapu kaydında şerh bulunmasa bile o konut aile konutu özelliğini taşır; aile konutu şerhi kurucu değil açıklayıcı niteliktedir.
  • Aksi düşünce, tasarruf yetkisine ilişkin sınırlamanın şerhle başlayacağını kabul etmek anlamına gelir.
  • Sınırlandırma emredici olduğundan bu haktan önceden feragat edilemez, eşlerin anlaşmasıyla da bu vasıf ortadan kaldırılamaz.
  • Açık rıza ancak belirli olan bir işlem için verilebilir; genel ve süresiz bir “peşin onay” geçerli değildir.

Bunun doğal sonucu şudur: daha önce konulmuş bir aile konutu şerhinin kaldırılmış olması, tek başına taşınmazın devrine açık rıza verildiği anlamına gelmez.

Rızanın ispatı

SoruCevap
Rıza için şekil şartı var mı?Hayır; sözlü olarak dahi verilebilir
Nasıl olmalı?Açık olmalıdır; örtülü kabul yeterli değildir
Kim ispatlar?Aile konutu ile ilgili tasarrufta bulunan eş
Hangi delillerle?Her türlü delille; tanık beyanı dâhil
KapsamıYalnızca belirli bir işlem için geçerlidir

Bu kural iki yönlü işler. Rıza alınmadığı sabitse işlem geçersizdir; ancak tanık beyanlarıyla eşin satıştan haberdar olduğu, işlemi kabul ettiği ve örneğin evi boşaltmak için süre istediği ortaya konursa, açık rızanın varlığı kabul edilerek dava reddedilebilmektedir.

Rıza alınmadan yapılan devir: sonuç ne olur?

Açık rıza alınmadan yapılan işlem geçerli kabul edilemez; buna dayanan tescil yolsuz tescil niteliğindedir ve şeklen varlığını sürdürür. Rızası alınmayan eş, tapu kaydının iptali ile taşınmazın malik olan eş adına yeniden tescilini isteyebilir.

Bu davada iki nokta öne çıkar:

  1. Devralanın kötüniyetli olması aranmaz. Kanun koyucu burada üçüncü kişinin iyiniyetini korumak yerine, doğrudan hak sahibi olmayan eşi ve çocukları korumayı tercih etmiştir.
  2. Zincirleme devirlerde denge kurulur. Taşınmaz üçüncü kişiye, oradan bir başkasına devredilmişse tapu siciline güven ilkesi gündeme gelir; ancak devirlerin kısa aralıklarla yapılması, bedelin gerçek değerin çok altında olması ve alıcıların konutun aile konutu olduğunu bilmesi gibi olgular el ve iş birliği göstergesi sayılarak iptal sonucunu doğurabilmektedir.

Tasarruf yetkisinin sınırlanması: TMK m.199

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.199: “Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.

Hâkim bu durumda gerekli önlemleri alır.

Hâkim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, re’sen durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine karar verir.”

Bu hüküm aile konutuyla sınırlı değildir; hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufları rıza şartına bağlayabilir. Ancak iki eşik vardır:

ŞartAçıklama
SebepYa ailenin ekonomik varlığının korunması ya da evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi sınırlamayı gerekli kılmalıdır
İspatBu sebeplerden birinin varlığı ispatlanmalıdır
ÖlçülülükSınırlama, ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli ve orantılı olmalıdır
KapsamHâkim malvarlığı değerlerini belirler; genel ve toptan bir sınırlama ölçüsüz sayılır
ŞerhTaşınmazda tasarruf yetkisi kaldırılırsa durum resen tapu kütüğüne şerh edilir

Uygulamada dikkat çeken bir ayrıntı: malın kişisel mal olması ya da evlilikten önce edinilmiş olması tek başına engel değildir — burada belirleyici olan, ailenin ekonomik varlığının korunmasıdır. Buna karşılık evliliğin çok kısa sürmesi, tarafların gelir durumu ve menfaat dengesi gibi etkenler, “ciddî tehlike” bulunmadığı sonucuna götürebilir.

Hangi yolu seçmeli?

DurumUygun yol
Konut aile konutu, henüz devredilmemişTapu müdürlüğünden aile konutu şerhi istemek (m.194/3)
Rıza verilmiyor veya sağlanamıyorHâkimin müdahalesini istemek (m.194/2)
Aile konutu rıza alınmadan devredilmişTapu iptali ve tescil davası
Aile konutu dışında mallar elden çıkarılıyorTasarruf yetkisinin sınırlanması davası (m.199)
Aile konutu kira ile sağlanmışKiralayana bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelmek (m.194/4)

Ne yapmalı?

  1. Şerhi hemen koydurun. Şerh kurucu olmasa da uyuşmazlığı büyük ölçüde önler ve alıcının iyiniyet iddiasını zayıflatır.
  2. Şerhi kaldırmadan önce düşünün. Kaldırma tek başına rıza sayılmasa da, uygulamada aleyhinize kullanılmaya çalışılır.
  3. Genel muvafakat vermeyin. Açık rıza ancak belirli bir işlem için geçerlidir; “her türlü tasarrufa muvafakat ediyorum” ifadesi bu niteliği taşımaz.
  4. Konutun aile konutu olduğunu delillendirin. İkametgâh kayıtları, faturalar, tanık beyanları ve gerekiyorsa keşif belirleyicidir.
  5. Devir zincirini inceleyin. Devirler arasındaki süre, satış bedelinin rayice oranı ve alıcıların bilgisi kötüniyeti gösterebilir.
  6. m.199 talebinizi somutlaştırın. Hangi malvarlığı değerleri için sınırlama istediğinizi tek tek yazın; toptan talep ölçüsüz bulunmaktadır.
  7. Tehlikeyi belgeleyin. Satılık ilanı, emlak ilanları, banka hareketleri ve devir girişimleri “ailenin ekonomik varlığının tehlikede olduğunu” gösteren delillerdir.
  8. Kişisel mal itirazına takılmayın. m.199 bakımından belirleyici olan malın rejim içindeki niteliği değil, ailenin ekonomik varlığıdır.
  9. Kiracıysanız bildirim yapın. Aile konutu kira ile sağlanmışsa kiralayana bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelebilirsiniz.

Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2102, K. 2023/6495, 25.12.2023

Şerh açıklayıcıdır; şerhi kaldırmak devre rıza anlamına gelmez. Kadın, barıştıkları dönemde eşinin isteğiyle aile konutu şerhini kaldırmış; erkek ise kısa süre sonra taşınmazın yarısını, karşılığında hiçbir şey almadan bir başkasına devretmişti. Devralan, tapu kaydına güvendiğini ve şerhin kaldırılmasının dolaylı rıza sayılması gerektiğini savunmuştu. Yerel mahkeme, Hukuk Genel Kurulunun 2013/2-2056 E., 2015/1201 K. sayılı kararına atıfla aile konutu şerhi konulmasa da eşlerin fiil ehliyetinin sınırlandığını, şerh verilmese bile konutun aile konutu özelliğini taşıyacağını, sınırlandırmanın emredici olduğunu, bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamayacağını ve açık rızanın ancak belirli olan bir işlem için verilebileceğini belirtmiş; şerhin kurucu değil açıklayıcı olduğunu, işlem tarafı üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmamasının önem taşımadığını vurgulayarak tapu iptali ve tescile karar vermişti. Daire kararı oy birliğiyle onamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5060, K. 2023/4464, 04.10.2023

Açık rıza her türlü delille ispatlanabilir; rıza sabitse dava reddedilir. Aile konutunun rızası alınmadan devredildiğini ileri süren kadının davası kabul edilmişti. Daire kararı oy birliğiyle bozmuştur. Gerekçede önce kural hatırlatılmıştır: “Malik olmayan eşin açık rızasının varlığı her türlü delille ispatlanabilir.” Somut olayda tanık beyanlarıyla kadının evin satımından haberdar olduğu, satış işlemini kabul ettiği ve evi boşaltmak için süre istediği anlaşılmış; bu şekilde malik olmayan eşin açık rızasıyla aile konutunun devredildiği sabit görülmüştür. Ayrıca ipotekli taşınmaza ait borçların devralan tarafından ödendiği de gözetilerek davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4518, K. 2024/8814, 19.11.2024

Tasarruf yetkisi sınırlanabilir, ama ölçülü olmak zorundadır. Malvarlığının bir kısmını elden çıkarma girişiminde bulunduğu anlaşılan eş hakkında mahkeme, tüm taşınmazlar üzerindeki tasarrufun sınırlanmasına karar vermişti. Daire kararı oy birliğiyle bozarken TMK m.199’un iki şartını ayrı ayrı açıklamıştır: “Bu düzenleme ile yasa, tasarruf yetkisinin sınırlanmasına iki halde gidilebileceğini öngörmüştür. Bunlardan birincisi sınırlanmayı ailenin ekonomik varlığının korunması gerekli kılmalı, ikincisi ise evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesinin bunu gerektirmesidir. Her iki halde de yasa, sınırlanmanın ölçülü olmasını aramıştır. Ölçülülük, sınırlanma ile ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlanmanın gerekli ve orantılı olmasını gerekli kılar.” Somut olayda sınırlama gerekli görülmüş, ancak taşınmazların sayı ve nitelikleri karşısında kapsamı “gerekli olanın üstünde ve ölçüsüz” bulunmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/320, K. 2024/6209, 19.09.2024

Ciddî tehlike ispatlanamazsa sınırlama istemi reddedilir. Evliliği fiilen yirmi beş gün süren çiftte kadın, erkeğin evlilik öncesinde edindiği konutu satılığa çıkardığını ileri sürerek hem taşınmaz hem araç için tasarruf yetkisinin sınırlanmasını istemişti. İlk derece mahkemesi, m.199 bakımından önemli olanın malın kişisel mal olup olmadığından ziyade ailenin ekonomik varlığının korunması olduğunu belirterek taşınmaz yönünden istemi kabul etmiş, araç yönünden ise somut bir satış girişimi bulunmadığı için reddetmişti. Bölge adliye mahkemesi ise kadının aile konutu iddiası varsa TMK m.194/3 uyarınca şerh koydurabileceğini, tarafların ekonomik durumu ve menfaat dengesi karşısında ailenin ekonomik varlığının ciddî tehlikeye düştüğünün ispatlanamadığını belirterek davayı reddetmişti. Daire bu kararı oy birliğiyle onamıştır.

Dört karar birlikte okunduğunda, kanunun aile hukuku ile eşya hukuku arasında bilinçli bir tercih yaptığı görülüyor. TMK m.194 bakımından tercih açık: korunan taraf, tapuda adı geçmeyen eş ve çocuklar. Bu yüzden sınırlama şerhe bağlanmamış — şerh yalnızca durumu açıklıyor, yaratmıyor — ve kural emredici sayılıyor; ne önceden feragat edilebiliyor ne de eşlerin anlaşmasıyla kaldırılabiliyor. Aynı mantığın devamı olarak, işlemin tarafı üçüncü kişinin iyiniyeti kural olarak sonucu değiştirmiyor. Ancak bu koruma sınırsız değil: açık rıza her türlü delille ispatlanabildiğinden, satıştan haberdar olan, işlemi kabul eden ve hatta evi boşaltmak için süre isteyen eşin sonradan geçersizlik ileri sürmesi kabul görmüyor. Yani belirleyici olan şerhin varlığı değil, rızanın gerçekten verilip verilmediği. TMK m.199’da ise denge farklı kurulmuş. Burada korunan menfaat aile konutu değil, ailenin ekonomik varlığı; bu yüzden kapsam daha geniş — kişisel mal olması bile engel değil — ama eşik daha yüksek: ciddî bir tehlike veya malî bir yükümlülük ispatlanmalı ve sınırlama ölçülü olmalı. Kararlar bu iki eşiğin ayrı ayrı denetlendiğini gösteriyor: bir dosyada tehlike ispatlanamadığı için istem tümüyle reddediliyor, bir başkasında tehlike kabul edilmesine rağmen tüm taşınmazları kapsayan sınırlama orantısız bulunarak bozuluyor. Pratik ders açık: m.199 talebi ne kadar hedefli ve delillendirilmişse, ayakta kalma şansı o kadar yüksek.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun yaratırDoğrusu
“Şerh yoksa satış geçerlidir” sanmakŞerh kurucu değil açıklayıcıdırKonutun aile konutu vasfını delillendirmek
Genel ve süresiz muvafakat vermekAçık rıza ancak belirli bir işlem için verilebilirRızayı işlem bazında ve yazılı vermek
Rızanın ispatını karşı tarafa yüklemekİspat yükü tasarrufta bulunan eştedirİşlemi yapan eşin rızayı belgelemesi
Satıştan haberdar olup sessiz kalmakTanık beyanlarıyla açık rıza kabul edilebilirİtirazı zamanında ve yazılı olarak ortaya koymak
Zincirleme devirde ilk işlemle yetinmekSonraki devirlerde tapuya güven ilkesi tartışılırDevir zincirindeki kötüniyet göstergelerini toplamak
m.199 talebini tüm malvarlığı için yapmakÖlçüsüz bulunarak bozulmaktadırSınırlama istenen değerleri tek tek belirtmek
Tehlikeyi soyut biçimde ileri sürmekCiddî tehlikenin ispatı aranırSatış ilanı, devir girişimi gibi somut delil sunmak
Aile konutu için m.199 yerine yalnızca dava açmakŞerh yolu daha hızlı ve etkilidirÖnce m.194/3 uyarınca tapu müdürlüğünden şerh istemek
Eşim evi benim rızam olmadan satabilir mi?

Konut aile konutu ise satamaz. TMK m.194 uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez, üzerindeki hakları sınırlayamaz ve kira sözleşmesini feshedemez. Rıza alınmadan yapılan işlem geçerli kabul edilmez.

Tapuda aile konutu şerhi yoksa ne olur?

Sınırlama şerhten değil, konutun aile konutu vasfından doğar. Yargıtay, tapu kaydında şerh bulunmasa bile konutun aile konutu özelliğini taşıyacağını ve şerhin kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu kabul etmektedir.

Şerhi kaldırmam satışa rıza gösterdiğim anlamına gelir mi?

Hayır. Yargıtay kararlarına konu bir dosyada, davacının taşınmaz üzerindeki aile konutu şerhini kaldırmış olmasının taşınmazın devrine açık rızası olduğu anlamını taşımayacağı kabul edilmiştir. Açık rıza ancak belirli bir işlem için verilebilir.

Rıza yazılı olmak zorunda mı?

Hayır. TMK m.194 izin için bir geçerlilik şekli öngörmediğinden rıza sözlü olarak da verilebilir. Ancak iznin “açık” olması gerekir ve açık rızanın varlığını ispat yükü, aile konutu ile ilgili tasarrufta bulunan eşe aittir.

Satın alan kişi iyiniyetliyse korunur mu?

Kural olarak hayır. Kanun koyucu burada üçüncü kişinin iyiniyetini korumak yerine hak sahibi olmayan eşi ve çocukları korumayı tercih etmiştir; işlem tarafı üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmaması önem taşımaz. Buna karşılık taşınmaz sonradan başkalarına devredilmişse, sonraki kazanımlar bakımından tapu siciline güven ilkesi ayrıca tartışılır.

Zincirleme devirlerde ne oluyor?

Devirler arasındaki sürenin kısalığı, satış bedelinin gerçek değerin çok altında olması ve alıcıların taşınmazın aile konutu olduğunu bilmesi gibi olgular, tarafların el ve iş birliği içinde hareket ettiğini gösterebilir. Böyle bir durumda davanın kabulü gerektiği kabul edilmektedir.

Tasarruf yetkisinin sınırlanması davası ne zaman açılır?

TMK m.199 uyarınca ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.

Eşimin kişisel malı için de sınırlama istenebilir mi?

Malın kişisel mal olması tek başına engel değildir; burada belirleyici olan malın mal rejimindeki niteliğinden ziyade ailenin ekonomik varlığının korunmasıdır. Ancak ciddî bir tehlikenin bulunduğunun ispatı ve sınırlamanın ölçülü olması gerekir.

Bütün mallar için sınırlama istenebilir mi?

Hayır. Yargıtay, sınırlamanın ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli ve orantılı olmasını aramaktadır. Tüm taşınmazları kapsayan bir sınırlama, taşınmazların sayı ve nitelikleri karşısında gerekli olanın üstünde ve ölçüsüz bulunarak bozulmaktadır.

Sınırlama kararı tapuya işlenir mi?

Evet. TMK m.199/3 uyarınca hâkim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa durumun tapu kütüğüne şerh edilmesine resen karar verir.

Aile konutu kira ile sağlanmışsa ne yapabilirim?

TMK m.194/4 uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir. Bu durumda bildirimde bulunan eş, diğer eşle müteselsilen sorumlu olur. Ayrıca eşiniz sizin açık rızanız olmadan kira sözleşmesini feshedemez.

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.193 — Eşlerin hukuki işlem serbestisi
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.194 — Aile konutu ve eşin açık rızası
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.195 — Hâkimin müdahalesi
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.199 — Tasarruf yetkisinin sınırlanması
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.200 ve m.201 — Durumun değişmesi ve yetki
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.1023 — Tapu siciline güven ilkesi

Bu konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: aile konutu şerhi nedir, nasıl konulur ve kaldırılır, evlilik birliğinin korunması tedbirleri, boşanmada mal paylaşımı ve tapu iptal ve tescil davası.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi belge ve olgularıyla değerlendirilir, benzer görünen olaylarda dahi farklı sonuçlara ulaşılabilir. Kararların güncel hâli ve tam metinleri için bağlantı verilen resmî kaynaklara başvurulmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aile ve boşanma hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Aile Hukuku Makale

Kişisel İlişki Kararının İcrası (İİK 25/a Mülga)

İçindekilerİİK m.25/a hâlâ yürürlükte mi?Yetkili birim ve başvuruÇocuk tesliminde süreç (m.41/B)Kişisel ilişkide süreç ve pratik ayrıntılar (m.41/C)Yaptırım: disiplin…

25.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

UZAKLAŞTIRMA KARARI NEDİR, NASIL ALINIR?

İçindekilerUzaklaştırma Kararı Nedir ve Nasıl Alınır?Uzaklaştırma Kararı Karşı Tarafa Nasıl Bildirilir?Uzaklaştırma Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?Uzaklaştırma Kararı İhlali CezasıTedbir…

12.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

YURTDIŞI BOŞANMA KARARI TÜRKİYE’DE GEÇERLİ Mİ?

İçindekilerYabancı Mahkeme Boşanma Kararları ve Türkiye’deki GeçerliliğiYabancı Ülkelerde Alınan Boşanma Kararlarının Türkiye’de Tanınması: Basitleştirilmiş UsulYurtdışında Boşandım, Türkiye’de Ne…

29.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

KAYSERİ ANLAŞMALI BOŞANMA AVUKATI

İçindekilerKayseri Boşanma Davaları: Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma SüreçleriKayseri Anlaşmalı Boşanma Davasında Avukatın Rolü: Hukuki Rehberlik ve Sorunsuz Bir…

15.08.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

BOŞANMADAN SONRA SOYADI DEĞİŞİKLİĞİ

İçindekilerBoşanmadan Sonra Soyadı Değişikliği: Haklarınız ve SeçeneklerinizBoşanma Davası Devam Ederken ve Sonrasında Soyadı DeğişikliğiBoşandıktan Sonra Kimlik Değişimi: Süreç…

01.11.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Evlenmeden Önce Alınan Mallar Kimde Kalır?

İçindekilerEvlenmeden Önce Alınan Mallar: Boşanmada Mal Paylaşımı RehberiEvlenmeden Önce Alınan Malların Hukuki Niteliği: Kişisel Malİstisnalar ve Dikkat Edilmesi…

17.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara