Ölüm Aylığı (Dul ve Yetim Aylığı): Şartlar, Oranlar ve Aylığın Kesilmesi

LegaPro Hukuk bilgi kartı: Ölüm Aylığı (Dul ve Yetim Aylığı): Şartları ve Başvuru

Kısaca

  • Ölüm sigortasından dört hak sağlanır: ölüm aylığı, ölüm toptan ödemesi, evlenme ödeneği ve cenaze ödeneği (5510 m.32).
  • Aylık bağlanması için sigortalının en az 1800 gün primi olmalı; 4/1-(a) sigortalıları için 5 yıl sigortalılık + 900 gün seçeneği de vardır.
  • 4/1-(b) (Bağ-Kur) sigortalılarında hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için sigortalının prim borcunun bulunmaması veya ödenmesi şarttır.
  • Paylaştırma oranları: dul eşe %50; aylık bağlanmış çocuğu yoksa ve çalışmıyor/kendi aylığı yoksa %75; çocukların her birine %25.
  • Kız çocuğuna aylık için üç şart: evli olmamak (ya da sonradan boşanmak/dul kalmak), çalışmamak ve kendi sigortalılığından gelir/aylık almamak.
  • Aylık, sigortalının ölüm tarihini — hak sahipliği sonradan kazanılmışsa o niteliğin kazanıldığı tarihi — izleyen ay başından başlar (m.35).
  • Hem eşinden hem ana/babasından hak kazananlara tercihine göre yalnızca biri bağlanır (m.54); çift aylık kural olarak mümkün değildir.
  • Yargıtay HGK: sigortalıya ilişkin şartlar ölüm tarihindeki, hak sahibine ilişkin şartlar hak sahipliğinin kazanıldığı tarihteki mevzuata göre değerlendirilir.
  • Yersiz ödemeler; Kurumun hatasından kaynaklanmışsa geriye doğru en fazla 5 yıl, ilgilinin kusurundan kaynaklanmışsa 10 yıl için geri alınır (m.96).
  • Kurum hatasından doğan yersiz ödeme, hak sahibinin aldığı diğer aylıktan mahsuben tahsil edilebilir.

Ölüm aylığı, sosyal güvenlik sisteminin en çok başvurulan ve en çok uyuşmazlık üreten kalemlerinden biridir. Sebebi basittir: aylığın bağlanması yalnızca “eş” veya “çocuk” olmaya değil, ölüm anında ve sonrasında değişebilen bir dizi kişisel duruma bağlıdır. Evlenmek, boşanmak, işe girmek ya da kendi emekliliğine hak kazanmak, yıllardır alınan bir aylığı bir anda sona erdirebilir.

Bu yazıda dul ve yetim aylığının şartlarını, oranlarını, hangi hâllerde kesildiğini ve yersiz ödeme borçlarının nasıl hesaplandığını Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.

Ölüm sigortasından sağlanan haklar

5510 sayılı Kanun m.32: “Ölüm sigortasından sağlanan haklar şunlardır: a) Ölüm aylığı bağlanması. b) Ölüm toptan ödemesi yapılması. c) Aylık almakta olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi. d) Cenaze ödeneği verilmesi. Ölüm aylığı; a) En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, … durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.”

Dikkat edilmesi gereken üç nokta vardır:

  • Aylık kendiliğinden bağlanmaz; hak sahiplerinin yazılı istekte bulunması gerekir.
  • 900 gün seçeneğinde borçlanma süreleri hariç tutulur; askerlik veya doğum borçlanmasıyla bu şart tamamlanamaz.
  • Bağ-Kur sigortalısının prim borcu varsa, hak sahipleri borcu ödemedikçe aylık bağlanmaz.

Kimlere, hangi oranda?

5510 sayılı Kanun m.34: “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; a) Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise … bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75’i, b) … bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan; 1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların veya, 2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların veya, 3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının, her birine %25’i … oranında aylık bağlanır.”

Hak sahibiOranEk şart
Dul eş (aylık bağlanmış çocuk varsa)%50—
Dul eş (aylık bağlanmış çocuk yoksa)%75Çalışmamak ve kendi sigortalılığından gelir/aylık almamak
Çocuk (18/20/25 yaş altı)%25Çalışmamak ve kendi sigortalılığından gelir/aylık almamak
Malul çocuk (%60 ve üzeri)%25Kurum Sağlık Kurulu kararı
Kız çocuğu (yaş sınırı yok)%25Evli olmamak, sonradan boşanmak veya dul kalmak + çalışmamak + kendi aylığı olmamak
Ana ve babaKalan hisseKanunda öngörülen gelir ve geçim şartları

Aylık ne zaman başlar, ne zaman kesilir?

5510 sayılı Kanun m.35: “Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar; a) Sigortalının ölüm tarihini, b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi, takip eden ay başından itibaren başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir.”

Bu hüküm, sistemin can damarıdır: kız çocuğu babasının ölümünde evliyse hak sahipliği o anda kullanılamaz; boşandığı veya dul kaldığı tarihte hak sahibi olma niteliği kazanılır ve aylık o tarihten sonra başlar. Aynı mantıkla, şartlardan biri ortadan kalktığında (evlenme, işe girme, kendi emekli aylığına hak kazanma) aylık kesilir.

Aylığı kesen tipik durumlar
Dul eşin yeniden evlenmesi
Kız çocuğunun evlenmesi
Çocuğun yaş sınırını doldurması (18/20/25)
Hak sahibinin 5510 kapsamında çalışmaya başlaması
Hak sahibine kendi sigortalılığından yaşlılık veya malullük aylığı bağlanması
Malullük durumunun ortadan kalkması

Çift aylık alınabilir mi?

5510 sayılı Kanun m.54/1-(a)-5: “Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı … bağlanır.”

Kural nettir: hem dul hem yetim aylığı birlikte alınamaz; hak sahibi tercih eder. Tercih bildirilmezse Kurum, uygulamada lehe olan yani yüksek olan aylığı bırakıp düşük olanı keser.

Buradaki asıl tartışma, hangi tarihteki mevzuatın uygulanacağıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu soruyu ikiye ayırarak çözmüştür: sigortalıya ilişkin şartlar (prim gün sayısı, sigortalılık süresi) sigortalının ölüm tarihindeki mevzuata; hak sahibine ilişkin şartlar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihteki mevzuata göre değerlendirilir.

Evlenme ödeneği ve cenaze ödeneği

  • Evlenme ödeneği: Aylık almakta olan kız çocuğu evlenirse, talebi hâlinde aylığının iki yıllık tutarı bir defada ödenir ve aylığı kesilir. Evlilik iki yıl dolmadan sona ererse, kalan süre tamamlanmadan yeniden aylık bağlanmaz.
  • Cenaze ödeneği: Ölen sigortalının ailesine, her yıl belirlenen tutarda ve öncelik sırasına göre (eş, yoksa çocuklar, yoksa ana-baba, yoksa kardeşler) ödenir.

Yersiz ödeme borcu

5510 sayılı Kanun m.96: “Kurumca … fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.”

Hatanın kaynağıGeriye dönük süreFaiz
İlgilinin kasıt veya kusuruEn fazla 10 yılÖdeme tarihlerinden itibaren
Kurumun hatasıEn fazla 5 yılTebliğden itibaren 24 ay faizsiz; sonrasında kanuni faiz

Ayrıca yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, borç tutarı aylıktan %25 oranında kesilmek suretiyle tahsil edilir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Aylık için yazılı başvuru yapın; aylık kendiliğinden bağlanmaz ve başlangıcı talebe bağlıdır.
  2. Sigortalının prim gün sayısını ve sigortalılık süresini kontrol edin; 1800 gün yoksa 5 yıl + 900 gün seçeneğini değerlendirin.
  3. Bağ-Kur sigortalısında prim borcunu sorgulayın; borç ödenmeden aylık bağlanmaz.
  4. Kız çocuğuysanız üç şartı (evli olmama/boşanma, çalışmama, kendi aylığının bulunmaması) belgeleyin.
  5. Hak sahipliğinizi hangi tarihte kazandığınızı belirleyin; uygulanacak mevzuat bu tarihe göre değişir.
  6. Hem eşinizden hem ana-babanızdan hak kazandıysanız tercihinizi yazılı olarak bildirin; bildirmezseniz Kurum sizin adınıza karar verir.
  7. Tercihinizi yaparken yalnızca güncel tutara değil, gelecekteki artış ve ek ödeme farklarına da bakın.
  8. Aylığınız kesildiyse kesme sebebini yazılı olarak isteyin; sebep ortadan kalkarsa yeniden bağlanma talebinde bulunun.
  9. Yersiz ödeme borcu çıkarıldıysa hatanın kimden kaynaklandığını tartışın: Kurum hatasıysa süre 10 değil 5 yıldır.
  10. Borcun tebliğ tarihini not edin; 24 ay içinde ödemede faiz işlemez.
  11. Kesintinin aylığın %25’ini aşmadığını denetleyin.
  12. Kurum işlemine karşı iş mahkemesinde dava açmadan önce Kuruma yazılı başvuru yapıp cevabını dosyaya kazandırın.

Yargı kararları ne diyor?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/991, K. 2023/201, 15.03.2023

Sigortalıya ilişkin şartlar ölüm tarihindeki, hak sahibine ilişkin şartlar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihteki mevzuata göre değerlendirilir; eşi 01.10.2008’den sonra vefat eden kız çocuğu çift aylık alamaz. Genel Kurul önce hak sahipliği kavramını ayrıştırmıştır: “kişilerin sadece eş, çocuk, ana ve baba gibi sıfatları taşıması hak sahipliği için yeterli olmayıp kız çocukları yönünden ayrıca bu sıfatın yanı sıra çalışmama, evli olmama ya da dul kalma gibi koşulların da oluşması gerekmektedir.” Ardından uygulanacak mevzuatın belirlenmesine ilişkin ölçütü koymuştur: “ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken hak sahipliği sıfatının kazanıldığı başka bir anlatımla hak sahipliği hakkının doğduğu tarihteki mevzuat hükümleri ile düzenlenen şartların dikkate alınması gerekmektedir.” Somut olayda babası 1988’de, eşi ise 2012’de vefat eden davacı bakımından: “babasından dolayı ölüm aylığı alma açısından hakkı doğuran olayın eşin vefatı olduğu ve babasından dolayı hak sahibi sıfatını eşinin ölümü ile kazandığı, bu nedenle eşinin ölüm tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 5510 sayılı Kanun’un 34 ve 54 üncü maddelerindeki düzenlemelere göre davacıya hem eşinden hem de babasından dolayı ayrı ayrı ölüm aylığı bağlanması mümkün olmayıp davacının çift aylığa hak kazanmasına olanak bulunmamaktadır.” Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuş; karşı oylarda, hak sahipliğinin babanın ölümüyle doğduğu ve geçici m.1 gereği eski kanunun uygulanması gerektiği savunulmuştur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/938, K. 2024/3997, 17.04.2024

Çalışmaya başlayan ve kendi sigortalılığından yaşlılık aylığı bağlanan kız çocuğuna babasından ölüm aylığı ödenemez. Boşanması üzerine babasından yetim aylığı bağlanan davacının aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlaması nedeniyle kesilmişti. Bölge adliye mahkemesi şu değerlendirmeyi yapmıştır: “davacının, eşinden 10.09.2013 tarihinde boşanmasıyla 5510 sayılı Kanun’un 34/1-b-3 alt bendine göre ‘evli olmakla beraber sonradan boşanan’ kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı alma koşulunu sağladığı; … davacının ise 25.11.2016 tarihinden itibaren 4/1-a bendi kapsamında çalıştığı ve daha sonra 01.06.2017 tarihinden itibaren kendi çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmakla, çalışan ve kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanan davacının 25.11.2016 tarihinden itibaren aylık alması mümkün değildir.” Daire bu kararı usul ve kanuna uygun bularak oy birliğiyle onamıştır. Karar, kız çocuğunun aylığında “evli olmama” şartının tek başına yetmediğini; çalışmama ve kendi aylığının bulunmaması şartlarının da sürekli olarak arandığını göstermektedir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1327, K. 2023/3929, 10.04.2023

Kendi sigortalılığından malullük aylığı bağlanan kız çocuğu, babasından ölüm aylığı almaya devam edemez. Boşanması üzerine 2012’de babasından ölüm aylığı bağlanan davacıya, 2014 yılından itibaren kendi çalışmaları nedeniyle 5510 m.26 uyarınca malullük aylığı bağlanmıştı. Daire değerlendirmesini şöyle yapmıştır: “01.06.2014 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 26 ıncı maddesi uyarınca maluliyet aylığı bağlandığı, 5510 sayılı Kanun’un 34 ve 54 üncü maddesi kapsamında davacının hem kendinden hem de babasından aylık alamayacağı bu bağlamda kararın isabetli olduğu anlaşılmaktadır.” Bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle onanmıştır. Dosyada ayrıca, malullük aylığı ile birlikte alınan ölüm aylıklarının yersiz sayılarak 5510 m.96/b uyarınca geri istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı da kabul edilmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/6063, K. 2023/141, 11.01.2023

Kurumun hatasından doğan yersiz ödeme borcu, hak sahibinin eşinden aldığı dul aylığından mahsuben tahsil edilebilir. Eşinden dul aylığı almakta olan davacıya sonradan babasından da yetim aylığı bağlanmış, çift aylık tespit edilince yetim aylığı iptal edilerek borç çıkarılmış ve borç dul aylığından kesilmeye başlanmıştı. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, tercih hakkı kullanılmadığı için Kurumun düşük olan yetim aylığını kesmesini yerinde bulmuş; ancak borcun dul aylığından kesilmesini hukuka aykırı görmüştü. Daire bu son noktada farklı sonuca varmıştır: “Davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Kanunun 96. maddenin b fıkrası olup bu kapsamda eşin aylığından mahsuben tahsil mümkündür. Mahkemece, bu çerçevede yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmesi gerekir.” Karar oy birliğiyle bozma yönünde verilmiştir. Dosyada ayrıca, çift aylığın Kurumun hatasından kaynaklandığı kabul edilerek geriye dönük sürenin beş yılla sınırlı tutulması ve tebliğden itibaren 24 ay faiz işletilmemesi de yerinde bulunmuştur.

Bu dört karar bir arada okunduğunda ölüm aylığının aslında statik değil dinamik bir hak olduğu görülüyor. Aylık bir kez bağlandı diye kalıcı hâle gelmiyor; hak sahibinin hayatındaki her değişiklik — evlenmek, işe girmek, kendi emekliliğine hak kazanmak — aylığı doğrudan etkiliyor. 17.04.2024 ve 10.04.2023 tarihli kararlar bu noktayı iki farklı görünümüyle işliyor: birinde çalışmaya başlayıp yaşlılık aylığı alan, diğerinde malullük aylığı bağlanan kız çocuğunun ölüm aylığı sona eriyor. Hukuk Genel Kurulu’nun 15.03.2023 tarihli kararı ise uygulamanın en tartışmalı sorusuna cevap veriyor ve bunu yaparken zarif bir ayrım kuruyor: sigortalıya ilişkin şartlarla hak sahibine ilişkin şartlar aynı tarihe bağlı değil. Sigortalının prim gün sayısı ölüm anına göre donuyor; buna karşılık kız çocuğunun evli olup olmaması gibi kişisel şartlar, hak sahipliğinin fiilen kazanıldığı ana göre değerlendiriliyor. Bu ayrım, babası 2008 öncesinde ölmüş ama eşi 2008 sonrasında ölmüş bir kadın için belirleyici oluyor ve çift aylık kapısını kapatıyor. Kararın oy çokluğuyla alınmış olması ve karşı oyların eşitlik ile önceye etki yasağına dayanması, tartışmanın hukuken hâlâ canlı olduğunu gösteriyor. Son olarak 11.01.2023 tarihli karar, borç çıkarma pratiğinin sınırlarını çiziyor: Kurum kendi hatasından doğan yersiz ödemeyi beş yılla sınırlı olarak isteyebiliyor, ancak bunu hak sahibinin aldığı diğer aylıktan mahsup etme yetkisi bulunuyor. Pratik özet şudur: ölüm aylığı dosyalarında kazandıran şey genellikle tarihlerin doğru sıralanmasıdır — kim ne zaman öldü, hak sahipliği ne zaman doğdu, şart ne zaman ortadan kalktı.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Aylığın kendiliğinden bağlanacağını sanmakYazılı başvuru şarttır
Borçlanmayla 900 günü tamamlamaya çalışmak900 gün seçeneğinde borçlanma süreleri hariçtir
Bağ-Kur prim borcunu görmezden gelmekBorç ödenmeden hak sahiplerine aylık bağlanmaz
Çalışmaya başlarken Kuruma bildirmemekSonradan tespit edilirse yersiz ödeme borcu doğar
Hem dul hem yetim aylığı alınabileceğini düşünmekM.54 gereği yalnızca biri; tercih hak sahibinindir
Tercihi bildirmemekKurum sizin adınıza karar verir; itiraz süreci uzar
Yersiz ödemede hatanın kaynağını tartışmamakKurum hatasında süre 10 değil 5 yıldır
Tebliğ tarihini takip etmemek24 ay içinde ödemede faiz işlemez
Evlenme ödeneği alıp iki yıl dolmadan yeniden aylık beklemekİki yıllık süre tamamlanmadan aylık yeniden bağlanmaz

Sık sorulan sorular

Dul eş çalışıyorsa aylık alabilir mi?

Evet, alabilir; ancak oran değişir. Aylık bağlanmış çocuk yoksa dul eşe %75 oranında aylık bağlanabilmesi için çalışmaması ve kendi sigortalılığından gelir/aylık almaması gerekir. Bu şartlar yoksa oran %50 olarak uygulanır.

Kız çocuğu evlenirse aylığı ne olur?

Aylık kesilir. Ancak talebi hâlinde aylığının iki yıllık tutarı evlenme ödeneği olarak bir defada ödenir. Evlilik iki yıl dolmadan sona ererse, bu süre tamamlanmadan yeniden aylık bağlanmaz.

Boşanınca babamdan yeniden aylık alabilir miyim?

Evet. “Evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan” kız çocukları da hak sahibidir. Ancak çalışmama ve kendi sigortalılığınızdan gelir/aylık almama şartlarını da sağlamanız gerekir. Aylık, hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihi izleyen ay başından başlar.

Hem eşimden hem babamdan aylık alabilir miyim?

Kural olarak hayır. 5510 m.54 uyarınca hem eşinden hem ana/babasından ölüm aylığına hak kazananlara tercihine göre yalnızca biri bağlanır. Hangi aylığın daha avantajlı olduğunu hesaplatıp tercihinizi yazılı bildirmeniz yerinde olur.

Öğrenciysem aylığım kaç yaşına kadar devam eder?

18 yaş kuraldır; lise ve dengi öğrenim görüyorsanız 20, yükseköğrenim yapıyorsanız 25 yaşını doldurana kadar devam eder. Öğrenim durumunun belgelenmesi gerekir.

Erkek çocuk 25 yaşından sonra aylık alabilir mi?

Yalnızca Kurum Sağlık Kurulu kararıyla çalışma gücünü en az %60 oranında yitirdiği tespit edilirse yaş sınırı aranmaz. Bunun dışında yaş sınırı doldukça aylık kesilir.

Ana ve babaya aylık bağlanır mı?

Evet, ancak sıra ve şartları vardır: eş ve çocuklardan artan hisse bulunması ile kanunda öngörülen geçim ve gelir şartlarının sağlanması gerekir. Ayrıca 65 yaşın altındaki ana-baba için ek koşullar aranır.

Sigortalının prim borcu varsa ne olur?

4/1-(b) yani Bağ-Kur kapsamındaki sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için, genel sağlık sigortası primi dâhil kendi sigortalılığından doğan prim ve prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması veya ödenmesi şarttır.

Yersiz ödeme borcu çıkarıldı; itiraz edebilir miyim?

Evet. Öncelikle hatanın kimden kaynaklandığını tartışın: Kurumun hatasıysa geriye dönük süre en fazla beş yıldır ve tebliğden itibaren 24 ay faiz işlemez. Kurum işlemine karşı iş mahkemesinde dava açılabilir.

Borç aylığımdan kesilebilir mi?

Evet. 5510 m.96 uyarınca yersiz ödeme, ilgilinin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir. Yargıtay, Kurum hatasından doğan yersiz ödemenin hak sahibinin eşinden aldığı dul aylığından mahsuben tahsil edilebileceğini kabul etmektedir. Kesinti aylığın %25’ini aşamaz.

Cenaze ödeneğini kim alır?

Sırasıyla sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, yoksa ana babasına, yoksa kardeşlerine ödenir. Tutar her yıl Kurum tarafından belirlenir ve başvuru üzerine ödenir.

Yurt dışında çalışıyorum; aylığım etkilenir mi?

Evet. Kanun, “bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama” şartını açıkça aramaktadır. Yurt dışındaki çalışma da aylığı etkiler.

Aylığım kesildi, şartlar yeniden oluştu; kendiliğinden bağlanır mı?

Hayır. Şartların yeniden oluşması hâlinde Kuruma yazılı başvuru yapılması gerekir. Aylık, hak sahibi olma niteliğinin yeniden kazanıldığı tarihi izleyen ay başından itibaren bağlanır.

Ölüm toptan ödemesi ne zaman yapılır?

Sigortalının aylık bağlanması için gerekli prim gün sayısı şartları oluşmamışsa, hak sahiplerine ödenen primlerin güncellenmiş tutarı toptan ödeme olarak yapılır. Toptan ödeme alındıktan sonra aynı hizmetler için aylık talep edilemez; ihya yolu ayrıca değerlendirilir.

Dava açmadan önce Kuruma başvurmak zorunlu mu?

Uygulamada Kuruma başvurup işlem tesis ettirmek ve red cevabını almak, hem dava şartı tartışmalarını önler hem de sürelerin başlangıcını netleştirir. Bu nedenle dava açmadan önce yazılı başvuru yapılması yerinde olur.

İlgili mevzuat

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.3 — hak sahibi tanımı
  • 5510 sayılı Kanun m.32 — ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
  • 5510 sayılı Kanun m.33 — ölüm aylığının hesaplanması
  • 5510 sayılı Kanun m.34 — ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması
  • 5510 sayılı Kanun m.35 — aylığın başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
  • 5510 sayılı Kanun m.36 — ölüm toptan ödemesi ve ihya
  • 5510 sayılı Kanun m.37 — evlenme ve cenaze ödeneği
  • 5510 sayılı Kanun m.54 — aylık ve gelirlerin birleşmesi
  • 5510 sayılı Kanun m.96 — yersiz ödemelerin geri alınması
  • 5510 sayılı Kanun geçici m.1 — malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin geçiş hükümleri
  • Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği geçici m.4 — hak sahibi koşullarının tespiti

Sosyal güvenlikle ilgili diğer yazılarımız: malulen emeklilik, hizmet tespiti davası ve SGK rücu davaları.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Ölüm aylığı uyuşmazlıklarında sonucu çoğu zaman tarihlerin sıralaması belirler; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız yerinde olur.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İş hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

İşyerinde İlişki İşten Çıkarma Sebebi mi?

İçindekilerÜç ayrı sonuçİspat yükü işverendedirAmir–ast ilişkisi ve rıza sorunuİşyeri politikaları ne kadar bağlayıcı?Örnek olayİşçi için kontrol listesi Kısaca…

16.08.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Yurt Dışı Hizmet Borçlanması (3201 s.K.): Kesin Dönüş, Sigorta Başlangıcı ve Aylık Tahsisi

İçindekilerKimler, hangi süreleri borçlanabilir?Borç tutarı ve üç aylık ödeme süresiAylık tahsisinin üç şartı“Kesin dönüş” ne demek?Borçlanılan süre hangi…

27.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

3600 Gün Emeklilik Hakkınız mı Var?

İçindekiler3600 Gün Erken Emeklilik Şartları ve Hesaplamayı Keşfedin!3600 Gün Emeklilik için SGK’dan Emeklilik Yazısı Nasıl Alınır? Adım Adım…

19.04.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Tavzih Nedir? Tavzih Talebi Dilekçe Örneği

İçindekilerTavzih: Mahkeme Kararlarındaki Hataların DüzeltilmesiTavzih: Mahkeme Kararlarını Açıklığa Kavuşturma YöntemiHakimin Tavzih Kararı: Sınırları ve UygulanmasıTavzih Talebi Dilekçe ÖrneğiTavzih…

25.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

İHTİYARİ ARABULUCULUK NEDİR?

İçindekilerİhtiyari Arabuluculuk: Tarafların Seçimi, Avantajları ve Dikkat Edilmesi Gerekenlerİhtiyari Arabuluculuk Nedir?İhtiyari Arabuluculuk: Hangi Davalar İçin Başvurulabilir?Hangi Davalar İçin…

27.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kısa Dönem İkamet İzni: Türkiye’de Geçici İkamet

İçindekilerTürkiye’de Belirli Süreyle Kalmak İsteyen Yabancılar İçin İkamet İzni Türleri ve Başvuru SüreciKısa Dönem İkamet İzni Nedir?Kimler Kısa…

02.01.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara